Şu futbol tuhaf bir oyun.Birçok arkadaşlıkların,tanışmaların odak noktası diyebilirim.Futbolla eskisi kadar ilgilenmesem de gelişmeleri yakından takip ediyorum.Bazı insanların dediği gibi bir grup işsiz güçsüzün  balkabağına benzeyen bir cismin  peşinden koşması değil bence futbol.

 Bebeklikten çocukluÄŸumuza geçiÅŸ döneminde hani yarım yamalak “anne,baba” dediÄŸimiz günlerde öğrendiÄŸimiz,söyleyebildiÄŸimiz birkaç kelimeden biri de “goool”dür.VurduÄŸumuzda hareket eden o koca küre bizi o kadar mutlu eder ki… Birkaç yıl sonra plastik top bizim için çekiciliÄŸini kaybeder,futbol topuna vurmaya baÅŸlarız.Hele bir de vurduÄŸumuzda havalandırabiliyorsak onu, akranlarımıza yukarıdan bakmamız için geçerli bir sebebimiz var demektir. Artık günümüzü geçirmemiz için önemli bir meÅŸgaleye sahibizdir.Ama bu yeterli deÄŸildir.AÄŸabeylerimizin mahalle maçlarında kaleye geçmektir yeni hedefimiz.Bunu baÅŸarınca,hele  üzerimize gelen birkaç yavaÅŸ ÅŸutu kurtarabilirsek,evde bir hafta boyunca herkese anlatacak kadar uzun süren bir maceranın kahramanıyızdır.O gece yatmadan önce kurtarışlarımızın analizini yaparız.Hatta rüyamızda tuttuÄŸumuz takımız kalesini bile koruyor oluruz.Okula baÅŸlama zamanı da yaklaÅŸmaktadır.Okulda sınıf takımının as oyuncusu olabileceÄŸimizi,meyve suyu kutularını top yapacağımızı, ona, kendinden geçmiş minikler ordusunun içinde bir teneffüs boyunca  en fazla iki kere vurabileceÄŸimiz halde o vuruÅŸlardan birinin maça benzemeyen maçın tek golü olacağını hayal eder daha da mutlu oluruz.Derken birgün,patlamış bir plastik topun delik yerini aÄŸzımıza sokup ÅŸiÅŸirdiÄŸimiz ve ilk ÅŸutumuzu çekeceÄŸimiz sırada elinde bastonu,yüzünde kızgın ifadeyle bir ihtiyar belirir önümüzde ve sorar:

-Evladım ne yapıyorsun?

-Tototop top oynuyorum amca?      Çocuğun yaptığının ayıp bir şey olduğu izlenimi vermek anlamına gelen garip bir ses çıkar ihtiyarın ağzından ve devam eder sonra konuşmaya:

-Evladım top oynamak günahtır.Gavurlar Hz.Hüseyin’in başını kestikten sonra onunla top oynamışlar.Top oynarsan Allah seni cehenneminde yakar.

-Öyle mi amca?

-Tabi yaa!

 Çocuk inanır buna.Çünkü ona göre o ihtiyar,dünyanın en bilge kiÅŸisidir.Bir süre bırakır top oynamayı.Ama aklına da ÅŸu soru takılır:”Bu Allah o kadar gaddar biri mi ki,bir top oynamakla hemen ateÅŸinde yakıyor?” Bazı ÅŸeyleri birbirinden ayırt etme noktasına geldiÄŸinde ise o ihtiyarın sözlerine güler geçer.

 Çok sevdiğim bir hocam yaşanmış bir olay anlatmıştı  yakın  zamanda.Onu düşünürken aklımdan yukarıdaki düşünceler geçti.Olay şu şekilde gelişiyor:

 Bir din görevlisi ağabeyimizin tayini çıkıyor.Yolculuk için evde hazırlık yapıldığı sırada evdeki hareketliliği gören minik oğlu babasına soruyor:

-Baba bir yere mi gidiyoruz?

-Evet yavrum,buradan taşınıyoruz.

-BaÅŸka bir yere mi gideceÄŸiz?

-Evet oÄŸlum.

-Baba!Peki gideceğimiz yerde de Allah var mı?

-O nasıl soru oğlum! Allah sadece burada değil,her yerdedir.

-Yani gideceğimiz yerde de var öyle mi?

-Evet yavrum.

-O zaman ben oraya gitmem.

-Oğlum olur mu öyle şey?

-Hayır baba Allah varsa orada gitmek istemiyorum,Allah’ın olmadığı bir yere taşınalım.

-Evladım Allah her yerdedir,dese de baba,işin içinden çıkamaz.Bir üniversitenin öğretim üyesinden bu konuda yardım ister.Öğretim üyesi gelir ve çocukla uzun uzun konuşur,teşhisi koyar.Babasına:

-Hocam!Bu çocuğu korkutmuşlar.

-Nasıl korkutmuşlar efendim?

-Şöyleki yaptığı her hareketinde öyle yapmanın günah olduÄŸunu,Allah’ın cehenneme atacağını söylemiÅŸler.Mesela top oynarken,”Şşşşt bırak bakayım onu!Top oynarsan Allah yakar.”Camide koÅŸtururken,”Höttt!Otur yerine Allah çarpar!” ÇocuÄŸun gözünde Allah zalim,despot,en ufak bir ÅŸeyde yakan,çarpan bir varlık olmuÅŸ.ÇocuÄŸun aklına günahlardan çok sevapları sokun,cehennemden çok cenneti anlatın.Allah’ın gazabını deÄŸil merhametini anlatın.Büyüdüğünde geç kalmış olabilirsiniz.

 Bu konuda en güzel sözü atalarımız söylemiÅŸ, “EÅŸeÄŸin aklına karpuz kabuÄŸunu getirme!”