Bir öğrenciye sorulabilecek en  gıcık ötesi sorular,gördüğü dersin adıyla ya da konularıyla ilgili olarak tanım baÅŸlığı altında sorulan sorulardır.”Matematik nedir,Tarih nedir,ÅŸiir nedir” gibi.
 Kendimi eskiye götürdüm.Bir sınıfın küçük,üzerinde kalemle,kesici ya da delici aletlerle yazılan isimler,baÅŸta kalp ve takım kısaltmaları olmak üzere saçma sapan çizilmiÅŸ ÅŸekiller bulunan,yarım saatten fazla oturduÄŸunda rahatsızlık veren ve her yıl farklı simaları gören eski sırasına oturdum.Elimde sınıfın “inek”ten ziyade “süzük” lakabıyla şöhret bulan sinir bozucu elemanından”Tamam oÄŸlum vercez geri” diyerek binbir zorlukla aldığım cicili bicili kalem ve önümde bir baÅŸka idealleri uÄŸruna okula geldiÄŸini hal diliyle açıklayan elemanın defterinden yırtmak suretiyle arakladığım kağıt… BaÅŸladım kağıdı kirletmeye.
 Yaşlı sayılacak yaşta bulunan öğretmen unvanlı T.C. vatandaşı gözlüğünün üzerinden bilge adam edasıyla bana baktı ve konuştu:
-Ne yapıyorsun?
-Bir şeyler yazıyorum.
-Ne gibi şeyler,ne tür şeyler?
-Deneme türü falan…
-”Deneme” ne demek?
-Ben ne olduğunu biliyorum.Ama bilinçsizce yazıyorum işte.
-Ne demek peki tanımla o zaman.Farz-ı mahal sınavda karşına çıktı.Nasıl cevaplarsın?
-Öncelikle bi “Ya sabır!” çekerim.Sonra o birkaç kliÅŸe kelimeyi bir araya getirebilirsem,”İşte deneme budur” derim.Getiremezsem döner,sırf ortam gerilsin diye sınıfın %20 si sorduÄŸu ve aynı cevabı aldığı halde”İstediÄŸimiz sorudan baÅŸlayabilir miyiz?”derim.
-Şimdi net bir cevabın yok yani öyle mi?
Dalgacı bakışlar,”Deneme yazıyorum diyen lavuÄŸa bak” ifadesi… Sırada ise “Ben bunun altında kalmam” edasıyla oturan,ileriye dönük hevesleri ve idealleri olan ama bunları gerçekleÅŸtirme planları olmayan hayallerine idealleri olduÄŸunu sanan,olan-olmayan,yakışan-yakışmayan,uyan-uymayan her türlü yazılı ve sözlü materyali adını “gönül” koyduÄŸu mekanda depolayan genç…
 Sonra bugüne döndüm.Merak uyandırıcı olmasa da Türk Dil Kurumu’nun o ciddiyet kokan,mizahın sınırlarını ihlal etmekten çekindiÄŸi sözlüğünden “deneme” kelimesini araÅŸtırdım.
deneme:
1-Deneme işi,sınama,deneyim,tecrübe. 2-(sıfat)Son biçimini bulmamış,taslak durumunda olan. 3-(edebiyat)Herhangi bir konuda yeni ve kişisel görüşlerle bezenmişbir anlatım içinde sunulan düz yazı.
 Artık aynı soruyu o bilge adam tekrar sorsa,”İsim olarak mı,sıfat olarak mı soruyorsun? Sözlük anlamını mı,terim anlamını mı açıklayayım? Ne ÅŸekilde cevap vermemi arzularsınız?”diye cevap verir ukalalık mı küstahlık mı olduÄŸunu kestiremediÄŸim bir tavır takınırdım.Yirmi dört saat sonra da tüm kavramları tasfiye ederdim.
Evet…Birçok defa deniyorum.Kimileri dar geliyor,kimileri bol.kimi düşüncelerim defolu,kimileri ihraç fazlası.Elimden çıkarmak istiyorum.Kimi geceler sabaha kadar bekliyorum,kimi günler erkenden kepenkleri indiriyorum.
 Hayal kurmayı seviyorum.Hayalle ve hayalsiz yaÅŸamanın gerekli olduÄŸunu düşünüyorum.Hayallerle ilgili o malum veciz sözü söyleyen ÅŸahısa hak veriyorum.Bir lahza duruyor,yazdıklarımı baÅŸtan sona okuyorum. Ne kadar pejmürde bir yazı olduÄŸunun farkına varıyorum.Kullandığım “pejmürde” kelimesi takılıyor dilime birkaç kez tekrarlıyorum,farklı cümlelerde kullanıyorum.Bu yazılık yeter diyorum kendi kendime.Böyle ara sıra deniyorum,denediÄŸimi sanıyorum.Sonra dönüp tekrar deniyorum…
9 Yorum
Sinan Ata
22 Ağustos 2007 günü 01:19 sularında gönderildi.
Hey masallah Davutcum
eline sağlık bekliyorum yeni yazıları.
Erdal ERDOÄžDU
22 Ağustos 2007 günü 11:35 sularında gönderildi.
kardesim hayırlıısı olsun…haydi bakalım su blogosfere balıklama bir giriÅŸ yapta herkesler tanısın bizim kardesimizi…
admin
22 Ağustos 2007 günü 15:39 sularında gönderildi.
Teşekkür ederim kardeşlerim.Muvaffak oluruz inşaallah!
Ömer Özlü
22 Ağustos 2007 günü 17:09 sularında gönderildi.
Kargaya yavrusu ÅŸahan görünürmüş ya Davud, yazı olayında bunun tam tersi…İnsanlar beÄŸenir sen bin türlü hata bulursun… O yüzden denemeye devam!
admin
22 Ağustos 2007 günü 18:07 sularında gönderildi.
Bismillah deyip başladık yazmaya hocam. Bakalım deneye deneye belamızı mı yoksa mevlamızı mı bulacağız? Hayırlı olur inşaallah.Sizlerin de desteğiyle daha güzel olacağını düşünüyorum.
bilal
25 Ağustos 2007 günü 12:55 sularında gönderildi.
emeğine sağlık davutum ama sölemeden geçemiycem ilk paragrafını okurken aklıma e geldi bil?yasirin sıralara yazdığı şarkı sözleri:)nese hadi selametle
cemal
27 Ağustos 2007 günü 16:13 sularında gönderildi.
dayı ben futbolu çok seviyorum senin yazınıda okuyunca dahada çok sevdim
admin
27 Ağustos 2007 günü 16:34 sularında gönderildi.
cemal sen futbolu daha fazla sevme istersen.Bu sene okula da başlıyorsun.Futboldan konusunda biraz fedakarlık yap.Mesela günde 8 saatten 5 saate indir.
abdullah
28 Eylül 2007 günü 20:55 sularında gönderildi.
dayı ellerine sağlık çok güzel yazmışsın bu arda birazda msn ye çık
RSS Beslemesi (Yorumlar) · TrackBack URI
Bir yorum yazın!
Kategoriler
ArÅŸivim
Mutlak Görün
Bilgi
Yazı Takvimi
Son Yazılarım
Son Yorumlar
Çok Tutulanlar
Davud Doğan kişisel web ve tecrübe paylaşım platformudur. Altyapı olarak Wordpress kullanmaktadır. Kaynak belirtilerek alıntı yapılabilir.