Uzun bir aradan sonra yeniden buradayım.Umarım artık yazılarıma ara vermek için bir mazeretim olmaz.Sahi,neden ara vermiÅŸtim? Ha, evet evet Ramazan ayı dolayısıyla. “Ramazan çıkalı çok oldu” deyiÅŸinizi duyar gibiyim.Ama bayramdan sonra da bir rehavet çöktü üzerime.Hani derslerine çalışmak isteyen ama her defasında bu isteÄŸini istekten öteye geçiremeyen,hani velisi durumunu öğretmenine sorduÄŸunda öğretmenin “Çok akıllı bir çocuk.Çalışsa yapar ama çalışmıyor.”demekten bıkmadığı öğrencilerin rehavetinden… Hatta Sinan kardeÅŸim “Tembel Blogcu” diye takılmadı da deÄŸil. 

 Bu arada geçtiÄŸimiz günlerde hayatımın kalan kısmını Allah’ın izniyle birlikte geçireceÄŸim,hayat arkadaşım diyeceÄŸim kiÅŸi ile birlikte bu mutlu yoldaki ilk adımı attık.”Hani derler ya” diyelim ve devam edelim:Darısı diÄŸer bekar dostlarımızın başına.Uzun süredir yazı yazmadığım için benden savunma isterseniz sizlere bu mazeretimi de öne sürebilirim Ramazan ayından bağımsız olarak.

 Kendimi ÅŸu günlerde, özellikle de yazı yazmak için oturduÄŸumda bir radyo programcısından,konuÅŸacak hiçbir ÅŸey,üzerinde yorum yapacak hiçbir konu bulamayan radyo programcısından farksız hissediyorum.Tabi onlar için her zaman bir çıkış yolu vardır. Gazeteden bir haber okuyup,özellikle de magazinvari bir haber okuyup sonra da “Evet sayın dinleyiciler siz olsaydınız bu durumda ne yapardınız? Yorumlarınızı bekliyoruz mail adresimiz…,telefon numaralarımız 02…,ilk arayan veya mesaj gönderen on dinleyicimize sürpriz hediyelerrr! Reklamlardan sonra tekrar birlikte olucaaaz!” diyebilir, telefonla katılan herkese adını,soyadını,mesleÄŸini, oturduÄŸu semti sorabilir ve hepsine ayrı ayrı “Çok güzell,ne güzel” gibi  palavralar sıkabilir.

 Bir din görevlisi cami kürsüsünde va’z ederken konu bütünlüğünü saÄŸlayamayınca ya da söyleyecek bir ÅŸey aklına gelmeyince “Muhterem cemaat şöyle aÅŸk ile bir kelime-i ÅŸehadet getirelim” diyebilir.Cemaat, aÅŸk ile getirdiÄŸi şüpheli de olsa kelime-i ÅŸehadet getirirken o esnada notlarına bir kez daha göz gezdirebilir.Bunda baÅŸarı saÄŸlayamazsa “Günahlarımızın affı için aÅŸk ile bir daha buyrun…” diyerek  kelime-i ÅŸehadeti tekrar ettirebilir.Hiçbirinde baÅŸarı saÄŸlayamazsa “Cemaat-i Müslimin dışarıda kalan cemaatimiz var vakit de geldi,saflarımızı biraz daha sıklaÅŸtıralım” diyebilir.Cemaat safları sıklaÅŸtırırken,o da camiye yardım meselesini sözlerinin arasına sıkıştırabilir. O da olmadı Karadenizli Temel gibi  “Buraya çıkarken söyleyeceklerimi bir ben bir Allah biliyordu.Åžimdi yalnızca Allah biliyor” da diyebilir.

 Bu örneklendirmeleri yaparken zaman nasıl da geçmiÅŸ dostlar,farkında deÄŸilim.Yazıyı sona erdireyim iyisi mi.Bu yazından bir ana fikir mi çıkarmak istiyorsunuz? Hiç zahmet etmeyin. Gidin bir radyo programından istek parçasında bulunun.”Peki sıradaki eseri kimlere armaÄŸan ediyorsun?” sorusuna “Annemee,babamaa,ablamaa,askerdeki dayımaa,kuzenime,dedemee…” diyip soy aÄŸacınızı sıraladıktan sonra son olarak (bir de utanmadan) “…ve herkeseee!” diye cevap verin.”Ya hocam baÅŸka iÅŸin mi yok yazarken bile üşenmedin mi?” diyorsunuz doÄŸal olarak.En iyisi kapatın gözlerinizi, aÅŸk ile üç kez kelime-i ÅŸehadet getirin,ama gerçekten aÅŸk ile,inanarak,anlayarak,büyük bir vakarla,gururla getirin.Boynunuzda bir müşriÄŸin kılıcının soÄŸukluÄŸunu hissederek,kuruyan dudaklarınızla, bir damla suyun hasretini çekerek,yüzünüzde imanın vermiÅŸ olduÄŸu huzurdan kaynaklanan mütebessim bir ifade ile,son olarak bu tasvire tepenizdeki kızgın güneÅŸi de ekleyerek kelime-i ÅŸehadet getirin aÅŸk ile.Åžimdi açın gözlerinizi,müslüman olduÄŸunuza şükredin.Müslüman olarak ölmek için de dua edin.Hadi ÅŸimdi gidin.

 Â